Yitik bir aşkın gölgesinde, vatanı ve aşkı arasında kalmış ve sonunda her ikisini de kaybetmiş, her ikisine de hasret şekilde ölmüş Memduh Selim Bey'in hikayesi...Sürgün edildiği topraklarda bulduğu cennetini, vatanı ve halkı uğruna verdiği kavgada cehenneme çeviren bir adamın hikayesi...
Öyle etkiledi ki Memduh Selim'in aşk acısı, ağlayarak okudum her bir sayfayı...Çünkü bir zamanlar ben de birisini cennetim, vatanım bellemiş ama sonunda her ikisine de kavuşamıştım. O yüzden iyi bilirim bedenin ondan uzak olup yüreğinin, aklının onunla olmasını, ayrıldığında nasıl nefessiz kalındığını, sadece sana ait olduğunu düşündüğün ve taa içine işleyen gülüşü, nefesi, kokuyu...Şimdi her şey uzakta kaldı belki ama bana bir avuç dolusu kalp kırıklığı, bir şarkı ya da acı anıyla geliveren göz yaşı, yiten giden umutlar kaldı. Ama bütün bunlar benim hatamdı onun hiç suçu yoktu ki çünkü küçük bir çocuktu, benim için bu kadar büyük şeyleri ifade ettiğini nasıl anlayabilirdi ve sonunda çocukluğuna yaraşan bütün bencilliği ile benim bir parçamı beraberinde götürdü gitti...
"Her şeyin kendi zamanı var " derdi bir hocam. Evet benim Memduh Selim'i anlama zamanım şimdi idi. Ve inanın bu duyguyu başka bir hayat ile paylaşmak ve yalnız olmadığımı bilmek her şeye değer.
Eminim ki Mehmed Uzun, inancı uğruna cennetinden kovulan asil, yalnız, iyi yürekli Memduh Selim Bey'e gittiği yerde bir cennet yaratmıştır, tıpkı birisinin de bir gün benim için yaratacağı gibi...





0 yorum:
Yorum Gönder